Bir gün daha geçti ömrümüzden.. Birgün daha korktu çocuklar,birgün daha ağladı analar,dövdüler dizlerini.. ve ağıtlar yaktılar birgün daha.Birgün daha eşeledi toprağı bir gün daha kaldı göçük...
sanki yaşımıyormuşuz gibi geliyor bana,ama ölüde değiliz, gerçi yaşamla ölümün arası olmaz... sahi biz yaşıyormuyuz yoksa ölümüyüz? yada neremiz yaşıyor neremiz ölü? mesela ben diyorumki; ellerimiz...
hiçbirşey söylemek gelmiyor içimden, sözcüklerleyaşamak yalancı geliyor bana. Oysa yaşam dediğin,en soğuk hafasında bir ateşin başında bölüşmek ve sarılmak olanca içtenlikle, en yalnızlığında ağlamak hep beraber başbaşa ağlamak,ne kadarını...
Şimdi farzetki yanındayım ve seni o kadar iyi anlamışımki hiç bir yanlış düşüncem yok senin hakkında ve sen hiç uğraşmıyorsun kendini bana anlatmak için herşeye rağmen mutluyuz...
Ben her gece böyle oluyorum. bir soğuk yalnızlık rüzgarı esiyor üstüme,sonra kapanıyor kapılar,pencereler ve daha çok üşüyorum. Dışarda onlarca ses,dışarda bir hayat devam ediyor.. bazısı oturmuş gecenin sessizliğini dinliyorum...
Bir adın olmalıydı,sabaha karşı konulmuş bir isim. bir sen bilmeliydin birde ben, ama sakın düşman duymasın! onur,namus,adalet herkesin dilindeydi ama diyorumya kimse duymamalıydı senin adını. Yavaş...